TÜKENMİŞ KUYUDAN SU ÇIKMAZ

Tükenmiş kuyudan su çıkmaz diye bir söz var. Tükenmiş biri başkasına fayda sağlayamaz.

Önce Kendin… Çünkü Kuru Kuyudan Kimseye Su Çıkmaz

Eski bir halk hikâyesi anlatılır:

Uzak bir köyde, susuzlukla mücadele eden insanlar yaşarmış. 

Köyün ortasında, yıllardır herkese su veren eski bir kuyu varmış. 

Kuraklık uzadıkça köylüler her gün kovalarını kuyuya sarkıtıyor, ama kimse kuyunun kendisini besleyen kaynakları düşünmüyormuş.

Bir gün bilge bir derviş köye gelmiş. Kuyunun başında bekleyen kalabalığa şöyle demiş:

"Bu kuyudan sürekli su alıyorsunuz. 

Peki ona hayat veren pınarın önünü ne zaman açacaksınız?"

Köylüler şaşkınlıkla birbirine bakmış. 

Meğer yıllar içinde taşlar ve dikenler, yer altındaki su yolunu tıkamış.

Günlerce emek verip engelleri kaldırmışlar. 

Çok geçmeden kuyu yeniden gürül gürül su vermeye başlamış.

Derviş gülümseyerek şöyle demiş:

"Kaynağı beslenmeyen kuyu, bir gün mutlaka kurur."

İnsan da böyledir.

Kendini ihmal ederek herkese yetişmeye çalışmak, suyu tükenmiş bir kuyuyla bir köyü doyurmaya çalışmaya benzer.

Ruhun yorulmuşsa umut dağıtamazsın.

Bedenin tükenmişse yük taşıyamazsın.

Zihnin boş kalmışsa doğru yolu gösteremezsin.

Karakterini beslemezsen çocuklarına ve çevrene güçlü bir örnek olamazsın.

Bu yüzden "Önce kendin" sözü bencillik değil; sorumluluğun ilk adımıdır.

Bir ağacın meyve verebilmesi için önce köklerinin suyla buluşması gerekir.

Kökü kuruyan ağaç, dallarını da, yapraklarını da, gölgesini de kaybeder.

İnsan da tıpkı o ağaç gibidir. 

Kendini bilgiyle, sağlıkla, sabırla ve huzurla beslediğinde; ailesine, öğrencilerine, dostlarına ve topluma meyve vermeye başlar.

Uçaklarda söylenen o önemli kural boşuna değildir:

"Oksijen maskesini önce kendinize, sonra çocuğunuza takın."

Çünkü nefes alabilen insan, başkasına da nefes olur.

Kendine yatırım yapmak; kitap okumak, yeni şeyler öğrenmek, bedenine iyi bakmak, ruhunu dinlendirmek ve ahlakını güçlendirmek, kendini başkalarından üstün görmek değildir. 

Tam tersine, çevrene daha fazla iyilik taşıyabilmenin hazırlığıdır.

Kendini besleyen insan bencilleşmez; bereketlenir.

Kendini onaran insan yalnızca kendi hayatını değil, dokunduğu her hayatı da güzelleştirir.

Çünkü başkalarının kandilini yakabilmek için, önce kendi kandilinin sönmemiş olması gerekir.

Yorumlar