TAHTTAN İNİNCE KİM KALIR?


Hayatta insanın yanında duranların sayısı, sahip olduğu güçle doğru orantılı gibi görünür. 
 
Makamınız varsa, sözünüz geçiyorsa, insanlar size ihtiyaç duyuyorsa etrafınız kalabalık olur. 
 
Telefonlar susmaz, ziyaretçiler eksik olmaz, söyledikleriniz alkışlanır.
 
Ama hayatın sessiz bir sorusu vardır:
 
"Ya o güç elinizden giderse?"
 
İşte o zaman kalabalığın içindeki insanların kim olduğu yavaş yavaş ortaya çıkar.
 
Eskilerin çok sevdiğim bir sözü vardır:
 
Bir gün padişaha sormuşlar:
 
"Kaç dostun var?"
 
Padişah gülümsemiş ve şöyle demiş:
 
"O tahttan inince belli olur."
 
Aslında bu söz sadece padişahlar için değil, hepimiz için geçerlidir.
 
Çünkü herkesin hayatında küçük ya da büyük bir tahtı vardır. 
 
Kimi makam sahibidir, kimi zengindir, kimi bilgi ve nüfuz sahibidir, kimi de çevresinin sürekli yardımına koşan fedakâr insandır.
 
Güç varken etrafınızda birçok kişi bulunur. 
 
Fakat bunların hepsi dost değildir.
 
Özellikle liderlerin, yöneticilerin ve güçlü insanların çevresinde sıkça görülen bir insan tipi vardır: Soytarılar...
 
Onlar gerçeği söylemezler.
 
Yanlışları alkışlar, eksikleri övgüye dönüştürür, hataları gizlerler.
 
Lider yükselirken yanında yürürler; çünkü onların derdi lider değil, liderin sağladığı imkânlardır.
 
Bugün överler, yarın güç değiştiğinde aynı hızla başka bir kapının önünde sıraya girerler.
 
Tarih boyunca nice hükümdarlar, nice yöneticiler ve nice güçlü insanlar; düşmanlarından değil, etraflarındaki bu sahte alkışçılardan zarar görmüştür.
 
Çünkü insanı geliştiren övgü değil, samimiyettir.
 
Gerçek dost gerektiğinde alkışlayan değil, gerektiğinde uyaran kişidir.
 
Menfaat dostluğu gölge gibidir; güneş varken sizinle yürür, hava karardığında kaybolur.
 
Gerçek dost ise fırtınada ortaya çıkar.
 
Herkes uzaklaşırken yanınıza gelen,
Herkes susarken sizi dinleyen,
Herkes sırtını dönerken omzunu veren kişidir.
 
Bu yüzden hayatın en değerli serveti kalabalıklar değil, birkaç tane samimi insandır.
 
Çünkü gün gelir makam gider, para azalır, güç değişir, alkışlar kesilir.
 
Fakat sizi siz olduğunuz için seven insanlar kalır.
 
Belki de bu yüzden insan, hayatı boyunca etrafındaki kalabalığın büyüklüğüne değil, zor günlerinde yanında kalanların sayısına bakmalıdır.
 
Unutmayalım:
 
Dostluğun gerçek ölçüsü, menfaatin bittiği yerde başlar.
 
Ve insanın gerçek zenginliği, tahtının etrafındaki kalabalık değil; tahtı devrildiğinde elinden tutanlardır.

Yorumlar