KIRILMANIN KRİSTALLEŞMESİ

Kırıldığım Yerde Kendimi Buldum
 
Hayat bazen insanı hiç beklemediği yerden sınar.
 
Bir söz, bir ayrılık, bir hayal kırıklığı ya da sessizce içimize oturan bir kırgınlık...
 
O anlarda yaşadığımız şey sadece üzülmek değildir. 
 
Aslında o kırılma, kendimizle yeniden tanıştığımız bir dönemin başlangıcıdır.
 
Ben de birçok kez kırıldım.
 
Fakat geriye dönüp baktığımda fark ettim ki; beni en çok değiştiren, en çok olgunlaştıran ve kendime yaklaştıran şeyler tam da o kırıldığım anlardı.
 
Çünkü insan en çok zor zamanlarda kendine şu soruları soruyor:
 
"Ben gerçekten ne istiyorum?"
 
"Neye değer veriyorum?"
 
"Neleri artık taşımak istemiyorum?"
 
Bu soruların cevapları çoğu zaman rahat günlerde değil, kalbin yorulduğu zamanlarda ortaya çıkıyor.
 
Psikoloji literatüründe buna "Travma Sonrası Büyüme" deniliyor. 
 
Richard Tedeschi ve Lawrence Calhoun'un çalışmaları gösteriyor ki insanlar yaşadıkları zor deneyimlerden sonra sadece iyileşmiyor; aynı zamanda daha güçlü, daha bilinçli ve daha derin bir bakış açısına da sahip olabiliyorlar.
 
Benim için de kırılmalar bir son olmadı.
 
Aksine, neye nasıl tepki vereceğimi, kimlere ne kadar değer vereceğimi ve hayatımda neyin gerçekten önemli olduğunu öğreten sessiz öğretmenler oldular.
 
Bugün biliyorum ki her yara iz bırakır.
 
Ama bazı izler, insanın kaybettiği şeyleri değil; kazandığı olgunluğu hatırlatır.
 
Belki de hayatın en büyük sürprizi budur:
 
Seni en çok inciten olay, günün birinde seni en çok geliştiren hikâyeye dönüşebilir.
 
Ve bazen insan, tam kırıldığı yerde yeniden inşa edilir.
 
Bestami Bozkurt

Yorumlar