BENİ EN ÇOK BEN Mİ ZORLUYORUM?


Kendime Karşı Daha Nazik Olmayı Öğrenirken

Uzun yıllar boyunca yaptığım her hatadan sonra zihnimde aynı ses yankılandı:

"Nasıl bunu fark etmedin?" "Daha dikkatli olmalıydın." "Bu kadar basit bir konuda bile hata mı yapılır?"

İşin ilginç tarafı, bu sesin beni geliştirdiğini sanıyordum. 

Kendime ne kadar sert davranırsam o kadar başarılı olacağımı düşünüyordum. 

Oysa zamanla fark ettim ki sürekli eleştirilmek insanı geliştirmiyor; çoğu zaman yoruyor, cesaretini azaltıyor ve yeni şeyler deneme isteğini törpülüyor.

Son yıllarda profesyonel hayatımda verdiğim en önemli mücadelelerden biri, bu iç eleştirmenin sesini kısmayı öğrenmek oldu.

Elbette hâlâ hata yapıyorum. 

Bazen planladığım işler istediğim gibi gitmiyor, bazen gözden kaçırdığım ayrıntılar oluyor. 

Fakat artık o ilk iç ses yükseldiğinde onu sorgulamaya çalışıyorum.

Kendi kendime şöyle diyorum:

"Bu, eski alışkanlıklarının konuşması." "Peki bu olaydan ne öğrenebilirsin?" "Bir dahaki sefere neyi farklı yapabilirsin?"

Bu küçük değişiklik ilk bakışta önemsiz görünebilir. 

Ancak zamanla fark ettim ki insanın kendisiyle kurduğu dil, hayatının birçok alanını etkiliyor.

Araştırmalar da bunu destekliyor. 

Duygularımızı nasıl tanımladığımız ve yaşadığımız olayları nasıl yorumladığımız, onları deneyimleme biçimimizi değiştiriyor. 

Bir hatayı kişisel bir başarısızlık olarak görmekle, onu öğrenme sürecinin doğal bir parçası olarak görmek arasında büyük bir fark var.

Birinci yaklaşım insanı savunmaya geçiriyor.

İkinci yaklaşım ise gelişime kapı aralıyor.

Beynimiz tekrar ettiğimiz şeylerde ustalaşıyor. 

Eğer her hatadan sonra kendimizi acımasızca yargılıyorsak, zamanla güçlü bir öz-eleştiri mekanizması geliştiriyoruz. 

Ama aynı enerjiyi öğrenmeye, anlamaya ve çözüm üretmeye yönlendirdiğimizde farklı bir alışkanlık inşa ediyoruz.

Bugün geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum:

Hayatımdaki birçok hatadan değil, o hatalardan sonra kendime söylediklerimden daha fazla etkilenmişim.

Belki de gerçek gelişim; hiç hata yapmamak değil, hata yaptığımızda kendimizle kurduğumuz ilişkiyi olgunlaştırabilmektir.

Çünkü bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu şey, dışarıdan gelecek bir takdir değil; kendi içinden yükselen daha anlayışlı bir sestir.

Bestami Bozkurt

Yorumlar