GÖRGÜ, BİLGİDEN ÜSTÜNDÜR


Yokluğun psikolojisi var.

Fabrikaların olmadığı, üretim kültürünün gelişmediği tekil yaşamların varlığında insanlar çok yokluk gördü, kıtlık gördü.

Tüp kuyrukları, karne ile satılan gıda kolileri paranız olsa da alamayacağınız o yokluk günleri çoktan geride kaldı.

Üretim, fabrikasyonlaştı ve hızlandı ve büyük dağıtım ağları oluşturularak en ücralara ihtiyacın a’dan z’ye bütün türevleri ulaştırıldı.

Gıdaya erişim eskiye nazaran daha da kolaylaştığı gibi insanoğlunun ihtiyacı olan ne varsa ulaşmak çok kolaylaştı.

Yalnız bu kolaylık kendi içinde yeni nesil sorunları beraberinde getirdi.

Çalışma alanları çeşitlenince hiyerarşi doğdu ve astlık üstlük ilişkisi gelişti.

Egoya ters olan bu durum insanların kendilerini eşyalarıyla gösterme, egolarını okşamaları için bu araçları kullanmaları yeni normal bir durum haline geldi.

İnsanlar, varlıklarını başkalarının gözüne sokma konusunda kıyasıya yarışmaya girdi.

İnsan yaşamının asıl amacı bilgi edinmek değil görgü sahibi olmak olmalı. Çünkü profesör olabilir ama görgüsüz, egonsantrik bir kişilik olabilir.

Bakın üniversite otoparklarına, son model araçlarını birbiriyle yarıştırma, onunla üstünlük kurma telaşı insanları kevgire çeviriyor. 2026’nın gelmesiyle 2025 model aracını değiştirme telaşına kapılmış yığınlara Allah başka dert vermesin, demeli mi?

İnsan zekasının boyutları var, bir kısmı da duygusal zeka. O boyutunu geliştirememiş zekalar bilişsel zekalarını geliştirseler de ideolojik aptallıkların pençesinden kurtulamaz.

Bazen bakarım, yüksek rütbelere gelmiş, mertebeleri işgal eden veya imrenilerek bakılan doktorlara, profesörlere bilişsel zekalarının rağmına duyuşsal zekaları nakıs kaldığı için bilgi hortlağına dönüyorlar.

Bazen de bakıyorsunuz, alabildiğine mütevazi bir konumda olan, arabası, evi bile olmayan, mal varlığı kıt kanaat olan insanlara; duyuşsal olarak doygun ve dingin.

Demek ki mantıktan önce psikolojiye yatırım yapmalı, maneviyata öncelik vermeli. Sonra mantığı beslemeli ama manevi boyutu ihmal etmemeli.

Sakin olun. Bağırmayın. Manevi olarak olgunlaşarak dinginleşmeyi yeğleyin. O zaman kimseye üstünlük kurma telaşına kapılmadan ezoterik bir histeri oluşacaktır. Bu histeri sizi çok güçlü yapacaktır.


BESTAMİ BOZKURT

Yorumlar