Bir kasabada çocukluk arkadaşı olan Ali ile Mehmet vardı. Yıllarca birlikte büyümüşler, aynı sofrada yemek yemişlerdi.
Bir
gün Mehmet, Ali’den küçük bir sermaye istedi.
“Bir dükkân açacağım, kazanınca hemen geri veririm,” dedi.
Ali
dostuna güveniyordu. Parayı verdi.
Başta her şey iyiydi. Fakat işler bekledikleri gibi gitmedi.
Mehmet
borcu ödeyemedi.
Ali ise parasını istemeye çekiniyordu ama içinde bir burukluk vardı.
Eskisi
gibi oturup çay içemez oldular.
Bir bakış, bir sessizlik aralarına mesafe koydu.
Bir
gün kasabanın yaşlısı onlara şöyle dedi:
“Evlatlarım, dostluk sofrada güzeldir. Terazinin kefesine konursa ağır gelir.”
O gün anladılar ki mesele para değil; araya giren
güvensizlikti.
Ama dostlukları eski sıcaklığına dönemedi.
Gönülde beraber olan insanların hesap kitap işinde aynı ruhla yaşayamadıklarına her yerde şahit oluyoruz.
Dostluğun muhabbette olduğu araya para, hesap, ticaret girdiğinde aynı minvalin mümkün olmadığını dünya kurulduğu günden beri test ediyoruz ama halen insanoğlunun aklı başına gelmedi.
Kardeşin kardeşiyle ortaklık edemediği bir ortamda araya girecek hesap, ticaret, eş, çocuk gibi unsurların muhabbetin ortadan kalkmasına ve güvensizliğe sebep olması kaçınılmazdır.
Dostluk gönül işidir, ticaret ise hesap işidir.
Gönül ile hesabı aynı masaya koyarsan, biri mutlaka zarar görür.
Dostluk paylaşınca çoğalır, hesaplayınca azalır.
Ne yazık ki kurumlarımızda, belediyelerde, üniversitelerde torpil tek geçer akçe olmuş ve içinin boşaltılması bir tesadüf olamaz.
“Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” der Zümer Suresinde.
Bir köyde iki
kişi vardı.
Biri okuma yazma bilmez ama kalbi temizdi.
Diğeri ilim sahibiydi.
Bir
gece fırtına çıktı. Yol karardı.
İkisi de yolda kaldı.
İlim
sahibi olan, gökyüzüne baktı:
“Rüzgâr kuzeyden, yıldızlar şu tarafta… Evimiz o yönde,” dedi.
Diğeri karanlıkta kaldı.
Sabah
olunca köylüler şunu söyledi:
“Karanlık herkes için aynıdır ama yolu bulan farklıdır.”
Dost ile ye iç alışveriş etme!
Akraba kayırmacılığı denilen nepotizm ne yazık ki her yeri çürüttü. Bugün maalesef çok sayıda insan en yakınlarına kurşun yağdırıyor ve bunun nedeni de ne yazık ki hesap edilemeyen, teraziye eklenmeyen durumlardan kaynaklanıyor.
Teraziye konan dostluk ağır gelir.
bestamibozkurt@gmail.com
BESTAMİ BOZKURT
Yorumlar