Bir varmış bir yokmuş…
Şehrin küçük bir sokağında, minik Ali ile dedesi aynı evde yaşarmış. Ramazan gelince Ali’nin içi kıpır kıpır olurmuş. Bir akşam iftardan sonra dedesine sormuş:
— Dede, eski Ramazanlar nasılmış?
Dede gülümsemiş. Gözleri uzaklara dalmış.
— Ah evladım… Bizim zamanımızda Ramazan başka kokardı…
🌙 Eski Ramazanlar
Eskiden sahur vakti olunca mahallede davul çalınırmış. O davulun sesi, alarmdan daha heyecanlıymış!
Davulcu mani söyler, çocuklar pencereden bakarmış.
Mahallede herkes birbirini tanırmış. İftar vakti bir evde yemek varsa, komşunun da tabağı dolarmış. Kapılar kilitlenmez, gönüller kapanmazmış.
Teravih namazına gidince camiler çocuk sesleriyle şenlenirmiş. Çocuklar bazen misket oynar, bazen şeker toplarmış ama kimse kızmazmış. Çünkü Ramazan, çocukları da severmiş.
Mahyalar camilerin arasına asılırmış. Mesela İstanbul’daki Sultanahmet Camii’nin ışıklı yazıları gökyüzüne gülümsermiş. Herkes başını kaldırıp o yazıları okurmuş.
🌟 Peki Günümüze Doğru Neler Düzeldi?
Ali merakla sormuş:
— Dede şimdi daha mı kötü?
Dede başını sallamış.
— Yok evladım, her şey kötü değil.
Şimdi hastaneler daha iyi, yollar daha güvenli. İhtiyaç sahiplerine yardım ulaştırmak daha kolay. Bir tuşla dünyanın öbür ucundaki insana destek olunabiliyor.
Eskiden herkes fakirdi ama paylaşırdı. Şimdi imkânlar arttı. Yardım kampanyaları daha büyük yapılıyor. Bilgiye ulaşmak daha kolay. Çocuklar Kur’an’ı, hadisleri internetten bile öğrenebiliyor.
📱 Ama Şimdiki Ramazanlar…
Ali bu kez biraz üzülmüş:
— O zaman neden herkes “Eski Ramazanlar başkaydı” diyor?
Dede hafifçe gülmüş:
— Çünkü evladım, kalpler biraz yoruldu.
Şimdi iftar sofralarında bazen telefonlar konuşuyor, insanlar değil.
Teravih yerine bazen ekran başında zaman geçiyor.
Mahalle kültürü azaldı; komşunun kapısı daha az çalınıyor.
Eskiden az vardı ama muhabbet çoktu.
Şimdi çok var ama bazen sohbet az.
******
Dede Ali’nin başını okşamış:
— Ramazan aslında hiç değişmedi. O hâlâ sabrı, paylaşmayı, merhameti öğretiyor. Değişen biziz. Eğer istersek eski Ramazanların güzelliğini bugün de yaşayabiliriz.
Ali o gece karar vermiş:
Yarın komşu teyzeye kendi elleriyle bir tabak götürecekmiş.
Teravihten sonra dedesiyle dondurma yiyecekmiş.
İftarda telefonu kenara koyacakmış.
Ve o an Ramazan, hem eski hem yeni hâliyle gülümsemiş… 🌙✨
********
🥁 SAHUR VAKTİ!
“Güm güm güm!”
Davul sesi mahalleyi uyandırırdı.
Pencereler açılır, çocuklar heyecanla bakardı.
Eskiden:
Alarm yoktu, davul vardı!
Mesaj yoktu, kapı çalmak vardı!
Az yemek vardı ama çok paylaşmak vardı!
Komşular birbirine tabak götürür, kimse yalnız iftar yapmazdı.
🕌 IŞIKLI CAMİLER, MUTLU ÇOCUKLAR
Camilerin minareleri arasına mahyalar asılırdı.
“Hoş Geldin Ramazan” yazısı gökyüzünde parıldardı.
Çocuklar teravihte bazen uslu duramazdı ama kimse kızmazdı.
Çünkü Ramazan çocuk sesini severdi.
🌟 Peki Günümüzde Neler Güzel?
✔ Yardım kampanyaları daha büyük
✔ İhtiyaç sahiplerine ulaşmak daha kolay
✔ Bilgiye ulaşmak bir tık uzakta
✔ Sağlık ve ulaşım imkânları daha iyi
Eskiden imkân azdı ama gönül çoktu.
Şimdi imkân çok… Gönlü de büyütmek bizim elimizde!
📱 ŞİMDİKİ RAMAZANLAR…
Bazen:
Sofrada telefonlar konuşuyor 😅
Komşu kapısı daha az çalınıyor
Sohbet süresi ekran süresine yeniliyor
Ama unutma!
Ramazan değişmedi…
O hâlâ sabrı, sevgiyi ve paylaşmayı öğretiyor.
💛 MİNİK ALİ’NİN KARARI
Ali dedi ki:
“Bu Ramazan ben telefonu bırakacağım.
Komşuya tabak götüreceğim.
Dedemle daha çok sohbet edeceğim!”
Ve işte o an…
Ramazan hem eski hem yeni haliyle gülümsedi 🌙✨
📚 BİLİYOR MUSUN?
🔹 Eskiden mahyalar kandillerle yazılırdı.
🔹 Çocuklara “diş kirası” adıyla küçük hediyeler verilirdi.
🔹 Ramazan pidesi almak ayrı bir heyecandı!
Yorumlar